Başlangıç / Bilgi Platformu / Gecekondu Nedir? Türkiye’de Gecekondu Sorunu Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Gecekondu Nedir? Türkiye’de Gecekondu Sorunu Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Gecekondu yasal olmayan, alelacele konumlandırılan ve habersiz, görünmez, bir şekilde konumlanan yapılardır. İmarsız alanlardır. Düzensiz yapılaşırlar. Küresel kentleşmenin hızla artacağına hiç kuşku yoktur. Megakentlerin ve hatta hiperkentlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Gelişmekte olan dünyada yaşanan nüfus patlaması yeni ağlar, hiyerarşiler, koridorlar örmeye başkamış durumdadır.

Kırsal ve kentsel karşımı kent çekirdeklerinin yoğun etkileşim ağı ile çevrelerindeki bölgeye bağlandıkları bir yerleşim biçimi kısmen kentleşmiş bir kırsal yapı ortaya çıkartmıştır. Bu gelişme 21. Yy da hem gelişmiş hem de yoksul ülkelerin tanımlayıcı manzaraları haline gelmiştir.

Gecekondu mahallesi(Slum) nedir?

Terimin bilinen ilk yasılı tanımı hırsızlıktan hüküm giymiş yazar Jordy Hordy Vaux’un 1812’de yayımlanan “Vocabulary of the flash Language” başlıklı sözlüğünde geçer. Ve haraç alıp vermek veya yasa dışı ticaret yapmakla eş anlamlı olarak kullanılır. Kolera salgınlarının hüküm sürdüğü 1830’larda yoksulların yaşadığı yerin adıdır.

  1. Yy ortalarında Fransa, Amerika, Hindistan’da gecekondu mahalleleri saptanmıştır.

Birleşmiş milletler habitat raporuna göre dünyada gecekondu nüfusunun en yüksek olduğu yerler Etiyopya’dır. Dünya genelinde 900 Milyon kişi gecekonduda yaşıyor. Yeryüzünde nüfusu birkaç yüz ile bir milyonun üzerinde olan 200.000’den fazla gecekondu bölgesi bulunmaktadır. En hızlı büyüyen gecekondu bölgeleri Rusya Federasyonunda Bakü(Azerbeycan) ve Ermenistan yoksulluk oranı %80 hatta daha yüksektir. Dünyada en yüksek yoksulluk kent nüfusu hane halkının üçte ikisinin günlük asgari beslenme masrafından daha az kazandığı yerler: Luanda, Moputa, Kinşosso ve Kachabamba’dır.

Türkiye’de Gecekondu SorunuGECEKONDU YERLEŞMELERİ DERS NOTU

Gecekondu Kavramının Anlamı Nedir?

Gecekondu kavramı, dil bakımından yapısal olarak iki sözcükten oluşmuş birleşik bir sözcüktür. Birinci sözcük “gece”, ikincisi ise konmak eyleminden türetilmiş“kondu”dur.

Gecekondu sözcüğü, taşıdığı toplumsal niteliklerinden ötürü de bir kavram biçimini almıştır.

Gecekondu Nasıl Tanımlanıyor ve Özellikleri Nelerdir?

Gecekondu sözcüğünün, bir kavram olarak konuşma dilimize girişi, 1940–1950 yılları arasına rastlamaktadır. Sözcüğün yaratılışı, ne kültür kurumları ne de özel bir kurum aracılığı ile olmuştur. Sözcüğün yaratılışında ve dilimize kazandırılmasında birinci etken halktır. Halkın bir “yapma” eylemi sonunda ortaya çıktığı kuşkusuzdur.

Başka söyleyişle, “gecekondu kavramı halkça yaratılmış, üretilmiş bir kavramdır.

Genel bir anlatımla bir gecede, çok çabuk olarak yapılan bir barınak anlamını

içerir. Tümüyle olmasa da genellikle köylerden ve kırsal kasabalardan göç eden insanlarca, “kentin çeşitli bölgelerinde sıkışık ve geniş kümeler halinde inşa edilen bu gibi yapı ve semtler, gecekondu bölgelerini doğurmuştur.”

Ancak, yaptırım gücü olan ve gecekondu sorununa ilişkin uygulamaların, yaptırımların, önlemlerin kaynağını oluşturan 775 Sayılı Gecekondu Yasası tanımı hala geçerliliğini korumaktadır. Buna göre gecekondu şöyle tanımlanır:

“Gecekondu deyimi ile imar ve yapı işlerini düzenleyen mevzuata ve genel hükümlere bağlı olmaksızın, kendisine ait olmayan arazi ya da arsalar üzerinde, sahibinin izni olmadan yapılan izinsiz yapılar anlatılmaktadır.”

Bu ve öteki tanımların ortak özelliklerini de dikkate alarak yeni bir tanım denemesi yapabiliriz:

Gecekondu: İmar ve belediye yasalarına/kurallarına aykırı olarak, kentlere göç eden kırsal/kentsel nüfusun kendilerine ait olmayan topraklar üzerinde, kısa zamanda, kaçak olarak yaptığı sağlık ve barınma koşullarına uygun olmayan konutlardır.

Bu tanımlarla birlikte yaptığımız alan çalışmalarında da gözlemlenen gecekonduların, gecekondu mahallerinin ortak özelliklerini belirtebiliriz:

  1. Yasalara aykırı oluşu.
  2. Sağlık ve teknik koşullardan yoksun bulunması.
  3. Başkasına ait yerde yapılmış olması.
  4. Arsa sahibinin izninin olmayışı.
  5. Ruhsatsız yapılmış olması,
  6. Alelacele yapılmış bulunması.
  7. Gizli yapılmış olması.17
  8. Nitelik ve niceliksiz, kişinin kendisine ait bulunan yerde de yapılsa, yasalara aykırı ve ruhsatsız barınaklardır.

Türkiye’de Gecekondunun Ortaya Çıkışı ve NedenleriGecekondu Yerleşmeleri Şehir ve Bölge Planlama

O günden bugüne normal bir değişme ya da gelişme olarak değerlendirilmeyen ve her zaman bir “sorun” olarak nitelenen gecekondu oluşumunun temelinde göç hareketi yatmaktadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun köy ya da aşiret alanlarından, kasaba ve kentlerinden, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinin kırsal alanlarından Batı’daki gelişmiş sanayi kentlerine (İstanbul, Bursa, Zonguldak vb.) göçen insanlar gecekondu yapımını hızlandırmışlardır. Bu nedenle, 1950 döneminden sonra hızlı bir biçimde gelişen1953 yılında sayısal olarak 80 bine ulaşmıştır. Bu artışın, 1950’lerde başlayan sosyal ve toplumsal değişme süreçleri ile yakından ilgisi vardır.

Ayrıca bu değişim süreçleriyle yakından ilgili olan ve sorunun görünmeyen yüzeyini oluşturan sosyo-ekonomik, politik ve kültürel nedenler, daha önce görülmemiş bir biçimde gecekondulaşmanın ülke düzeyinde yaygınlaşmasını ve çözümsüz bir sorun olarak bugüne taşınmasını sağlamıştır.

Gecekondu Yerleşmeleri-Gecekondu sorununu yaratan göç nedenleri şöyle sıralanabilir:

  1. Nüfusun hızla artması.
  2. Tarımın büyük ölçüde makineleşmesiyle işgücünün kırsal bölgelerden kentlere kayması.
  3. Sanayileşmenin plansızlığı.
  4. Toprağın bölünmesi, verimin azalması ve yetersizliği.
  5. Ölçülü toprak reformunun yapılmaması.
  6. Hazine arazilerinin iyi değerlendirilmemesi.
  7. Doğal olayların sıklığı, bunlara karşı önceden önlem alma olanağının bulunmayışı.
  8. Konut sorununa bütüncül bir yaklaşımla çözüm getirilememesi; konut kiralarının yasal bir düzene sokulamaması.
  9. Kırsal alanlarda sağlık, beslenme, eğitim, ulaşım ve bu gibi olanakların yetersizliği, dengesizliği, denetimsizliği.
  10. İş olanaklarının sadece kent merkezlerinde kurulan fabrikalar ve devlet kurumlarınca sağlanması.
  11. Kent plan ve programlarının çağın koşullarına uygun olmaması.
  12. Halkın bilgi, görgü, kültür gibi değer yargılarını yükselten kurumların kırsal bölgelerde bulunmaması ve böylece kentsel yaşamın özendirici bir nitelik ve nicelik taşıması vb. nedenlerdir.

 

About ŞBP Bilgi

Şehir ve Bölge Planlama Bilgi Platformu; Şehir ve Bölge Planlamasına dair içerikler sunan, geniş kapsamlı bir bilgi platformudur. Bölümü yeni kazanan ve öğrenimine devam eden öğrenciler düşünülerek hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra, makalelerle ve bölüme dair bilgi veren paylaşımlarla desteklenmiştir. Sizlerde katkıda bulunmak isterseniz, bizlerle iletişime geçerek büyük bir platform olmamıza destek olabilirsiniz. ŞBP Bilgi Platformu ailesine katılmak için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Check Also

Kentsel Çevre Algısı

Kentsel Çevre Algısının Oluşmasındaki Etkenler Nelerdir?

Kentsel Çevre Algısı konusunda ve Sosyal Teori ve Mekan Dersi kapsamında hazırlanan bu araştırma raporu; dersi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir