Başlangıç / Bilgi Platformu / Canlı Heykel Sanatçılarının Kamusal Mekan ile İlişkisi

Canlı Heykel Sanatçılarının Kamusal Mekan ile İlişkisi

Canlı Heykel Sanatçısı konusunda ve Sanat, Mekan ve Şehir Dersi kapsamında hazırlanan bu araştırma raporu; dersi sonradan alacak Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencilerine örnek olması için paylaşılmıştır.

Kamusal Mekan İlişkisi

Canlı Heykel Sanatçılarının Kamusal Mekan İle İlişkisi:

Karşıyaka Çarşısı Örneği

Çalışmanın Sorun Alanı: Karşıyaka Çarşısında sanatını icra etmek için yer seçimi yapan Canlı Heykel sanatçılarının karşılaştığı zorluklar araştırılmıştır.

Çalışmanın Amacı: Karşıyaka Çarşısında canlı heykel sanatını icra eden sokak sanatçılarıyla kamusal mekanın ilişkisini kurmaktır.

Çalışmanın Hedefi: Karşıyaka Çarşısında canlı heykel sanatını icra eden sokak sanatçılarının neden Karşıyaka Çarşısında yer seçtiklerini anlamaktır.

Çalışmanın Yöntemi: Yazılı kaynakların araştırılmıştır. Canlı heykel sanatçılarıyla 10.10.2017-15.10.2017 tarihleri arasında görüşmeler gerçekleştirilmiştir. 17.10.2017 tarihinde 14.00 saatinde Canlı Heykel Sanatçısı ile röportaj yapılmıştır.

1. Giriş

Sokak sanatının geçmişine baktığımızda, tarihsel açıdan çok fazla bilginin bulunmadığını görmekteyiz. Ancak 2000 yılında çıkan “Observatory Mansions” adlı eserin baş kahramanının canlı heykel performansını meslek haline getirmesi, insanların aklına böyle bir fikir koymuştur. Bu sayede canlı heykel sanatının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

sanat mekan ve şehir dersi

Şekil 1 : Çalışma alanının konumu (Google Haritalar, 2017)

Araştırma konusuyla, yanından geçtiğimizde bizi ürküten, oldukça esrarengiz görünüme sahip canlı heykel sanatçılarını daha yakından tanıma fırsatı bulunmuştur. Araştırmanın yöntemi olarak Canlı Heykel Sanatçısı ile sokak röportajı yapılmıştır. Sanatçıya röportaj esnasında “Sokak sanatçılarını bu alana yönelten sebepler nelerdir?”, “Halkın ilgi seviyesinden memnun musunuz?”, “Sokakta sanat yapmanızı engelleyen unsurlar nelerdir?, “ Sanatınızı icra etmek için neden Karşıyaka Çarşısını seçtiniz?” soruları yöneltilmiştir. Elde edilen verilerle Karşıyaka Çarşısında canlı heykel sanatını icra eden sokak sanatçılarıyla kamusal mekanın ilişkisini kurulmuştur.

2. Sokak Sanatçılığının Kapsamı

Sokak sanatçılığı, oldukça geniş bir kapsama sahiptir. Toplumumuzda ilk örneklerinin meddah ve orta oyunuyla ortaya çıktığı sokak sanatçılığı hakkında yinede tam olarak bir tarihten söz etmek mümkün değildir. Yalnızca geçmiş dönemlerden günümüze kadar gelmiş sokak sanatına olan ilginin, hala devam ettiğini söyleyebiliriz. Fakat ne yazık ki İzmir’de sokak sanatı hakkında yapılan gözlemler sonucunda, sanatçıya gerektiği kadar ilgi gösterilmediği ortaya çıkmıştır. Sanata ve sanatçılara yönelik belirgin bir ilgisizliğin olması, gerek yönetsel gerekse halkın davranışları gerekçeleriyle ortaya çıkmaktadır. Araştırma raporunda amaçlanan bir diğer husus, sokak sanatına olan farklı bakış açılarını göz önüne sererek farkındalık yaratmaktır.

Çalışma raporunda yararlanılan bir diğer makale, Paolo Prato’nun makalesi olmuştur. Paolo Prato sanatın doğrudan mekanla ilişkili olduğunu, bu durumun zamanın ötesine geçtiğini öne sürmüştür. Ayrıca sokak sanatını barındıran kozmopolit şehirlerin, estetik olarak da değiştiğinden bahsetmiştir. Sanatla şehrin iç içe olması, diğer yandan şehircilik akımıyla da bağlantılıdır. Şehri şehir yapan kavramın sanat olduğu apaçık ortadır. (Prato, 1984)

Sanatın bir kentte bu kadar etkili olmasının yanı sıra; sanata gösterilen ilginin bu denli az olması oldukça düşündürücü bir konudur. Bu ilgisizlik ise yalnızca soyut veriler ve gözlemler ile sınırlı kalmayıp, akademik kaynaklarla da desteklenmiştir. Sokak sanatçılarına olan ilgisizliğin en net ifade edildiği akademik kaynaklardan bir tanesi de, Joshua Bell’in, Washington Post gazetesinde ele aldığı araştırma yazısıdır. Bu araştırmada, kemanla performansını sergileyen bir sokak sanatçısı anlatılmaktadır. Bir tren istasyonunda gerçekleşen performans, insanların ilgisizliği ile sonuçlanmıştır. Oldukça az kişi, söz konusu sokak sanatçısının yeteneğini fark etmiştir. Bu durum yine sokak sanatına olan ilgisizliğin bir diğer göstergesidir.

Sokak sanatçılığı kavramının bir alt başlığı olan canlı heykel sanatçılığı, tıpkı diğer sanatlar gibi kıyıda köşede kalmıştır. Saatlerce sanatını ve hatta mesleğini icra eden canlı heykel sanatçısı, kimi zaman hak etmediği davranışlara maruz kalmıştır. Kimi zamansa yönetimsel nedenlerden ötürü sanatını icra edememiştir. Halbuki sanatla gelişen bir toplum, sanatla şekillenen bir kent demek; günümüz kentlerinden çok daha başka bir şey demektir. Halbuki canlı heykel sanatı, kimi zaman eleştirel anlamda bazı olayların sesi olabilecek güçtedir. İnsanlara bilinç yaratmak konusunda oldukça etkili olan bu sanatın kıymeti bilinememektedir. Bu durumu daha güzel bir örnekle açıklamak gerekirse, kömür madeninde ölen işçiler ülkemizde büyük bir olay yaratmıştır. Sanatla bu olaya ses getirmek isteyen çoğu sanatçı, performans sergileyerek, resim sergileri veya heykeller aracılığıyla; madende ölen işçilerin sesi olmuşlardır. Bu duruma en çok yankı getiren sanatlardan bir tanesi de canlı heykel sanatı olmuştur. İzmir-Karşıyaka Çarşısında maden işçilerinin sesi olarak performansını sergileyen sanatçılar, oldukça büyük ilgi toplamayı başarmıştır. Bu ilgi ise olayın geçmesinin ardından, tekrardan sokak sanatçılarına gösterilen ilgisizlik ile sonuçlanmıştır.

3. Canlı Heykel Sanatçısı Olmak

Canlı heykel sanatçılarının Karşıyaka Çarşısında yer seçimi yapmalarının nedeni: Kamusal mekan olarak Karşıyaka Çarşısında bulunan insanların sanata daha ilgili olmaları, Karşıyaka Belediyesinin ise sokak sanatçılarını daha çok desteklemesidir. Canlı heykel sanatçılarının Karşıyaka Çarşısında yer seçimi yapmalarının nedenlerinin ardından, neden canlı heykel sanatını icra ettikleri konusuna değinilmelidir.

şehir ve bölge planlama ders notları

Şekil 2 : Canlı Heykel performansını icra eden sanatçı

Canlı heykel sanatı aslında müzik kutusu gibidir. Sizler müzik kutusuna para atarsanız, müzik çalmaya başlar. Bizim yaptığımız şey de bu. Diğer sanatlardan ise görünüşümüzle ayrışıyoruz. Sanatımızın adında olduğu gibi kendimizi heykel gibi hissetmek için, kendimizi boyuyoruz. Tenimizi griye boyamamızın nedeni, bir mermer taşını yansıtmak istememiz. Daha sonrası halkın gösterdiği ilgiye kalıyor. Performansımızı sergilediğimiz sırada önümüzde para kutumuz duruyor. İlgi gösteren vatandaşlar, kutuya para attıklarında hareket etmeye başlıyoruz. Sonra tekrar gözlerimizi kapatıp bir heykel gibi, tekrardan birisinin para atmasını bekliyoruz. Arkada duyduğunuz müzik ise sanatımızın ufak bir parçası. Hareket ederken müziğin ritmine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Müziğe göre durup bazen de müziğe göre dans etmeye başlıyoruz.” (Canlı Heykel Sanatçısı-21)

Sokak sanatçılığını maddi açıdan ele aldığımızda, her sanatçının az ya da çok maddi kaygı güttüğünü söylemek söylemek mümkündür. Nitekim Canlı Heykel Sanatçısı ile yaptığımız röportajda; kendisinin Ege Üniversitesi-Edebiyat Fakültesinde öğrencisi olduğunu, geçimini sokak performansı yaparak sağladığını da açıkça belirtmiştir.

4. Canlı Heykel Sanatçılarının Karşılaştığı Zorluklarcanlı heykel sanatçısı sokak performansı

Şekil 3 : Canlı Heykel performansını icra eden sanatçı

Canlı heykel sanatçılarının karşılaştığı engelleri, aldığımız cevaplar doğrultusunda üç ana başlıkta inceleyebiliriz. Bu engellerin ilki olarak devlet engelini saymak mümkündür. Devletin sokak sanatlarını desteklemesi, canlı heykel sanatçılarının sanatlarını daha rahat icra etmesini sağlamaktadır.

Canlı Heykel Sanatı bazı insanlar tarafından hala sıradışı karşılanmaktadır. Bunun yanı sıra insanlarının dükkanlarının ya da evlerinin önünde performansını sergileyen sanatçılar, halk tarafından Belediye görevlilerine şikayet edilmektedir. Şikayet alan Belediye görevlilerinin mecburi olarak, sanatçının performansını sonlandırmasını istemesi oldukça büyük bir sorundur.

Canlı heykel sanatının önündeki bir diğer engel olarak, sokak sanatçılarının kendi aralarındaki rekabet ortamından söz edilebilir. Sanatçılar arasındaki rekabet, genel olarak performansın sergileneceği mekanın paylaşılamamasından kaynaklanmaktadır.

Halbuki sanatını bu kadar severek icra eden ve olaylar karşısında halkın sesi olan bu sanat, zorluklarla karşılaşmak yerine desteklenmelidir. Halkın sanata göstermiş olduğu bu tepkiler, aslında sanattan ne kadar yoksun olduğumuzunda bir diğer göstergesidir. Sanatla iç içe olan toplumlar, sanatın varlığından değil yokluğundan rahatsız olur. Bu durum ise ülkemizde ne yazık ki tam tersinedir. Bazı kesimlerin sanatla hiçbir ilgisinin olmaması, sanatını icra eden sanatçıları olumsuz etkilemiştir. Üstelik hem maddi hem de manevi açıdan. Çünkü geçimini canlı heykel sanatçılığı yaparak sağlayarak bir kişi, halkın ve yönetimin bu olumsuz tepkileri karşısında oldukça kötü etkilenmektedir. Maddi açıdan mesleklerini icra edemedikleri gibi, ruhsal açıdan da kendilerini sorgulamalarına neden olmaktadır. Diğer bir engel olan sokak sanatçılarının kendi arasındaki rekabet, bir önceki neden ile doğrudan bağlantılıdır. Sanatını rahatlıkla icra edemeyen sokak sanatçısı, mesleğinden para kazanmak için rekabet içerisine girmek zorundadır. Bunun için hem sanatını icra edebileceği en iyi yer seçimini yapmalı, hem de kendisi ile rekabet içerisinde olacak diğer canlı heykel sanatçılarından da uzakta olmalıdır. Ancak bu şartlar sağlanırsa bir canlı heykel sanatçısı para kazanabilir. Araştırmanın bu yönü, sanata gösterilen ilgisizliğin yanında, sanata verilmesi gereken değerin verilmediği sonucunu da ortaya koymuştur. Toplumumuzda hak ettiği değeri göremeyen bir çok meslek bulunmaktadır. Bunların başında ise canlı heykel sanatçılığı gelir. Bir canlı heykel sanatçısı, bütün gün ayakta performansını sergilediği halde, kimi zaman 10 TL kimi zaman 50 TL kazanmaktadır. Sanat sevgisiyle başladıkları bu yolda, geçim kaygısı duyarak devam etmek onlar için oldukça zordur. Halkın tekrardan sanatla barışması sağlanmalıdır. En azından canlı heykel sanatçıların sanatını olumsuz yönde etkileyecek zorluklar çıkartılmamalıdır.Duruma kaynaklık eden yönetimsel faktörler, halkın sesi olduğu için müdahale etse de; canlı heykel sanatçısının yanında duran bir yönetimin sanatı desteklediği oldukça açıktır. Bir kent, sanatla bütünleşerek canlanır. Kamusal mekanları cazibe merkezi haline dönüşen kentler aynı zamanda markalaşır. Yani sanat, hayatımızın yalnızca bir anında değil; her anında bizlerle birlikte olmalıdır.

5. Sonuç

Canlı Heykel sanatçılarıyla kamusal mekan arasındaki ilişkiyi genel olarak ele alacak olursak; sanatın kentle iç içe olması, yeni bir kent algısı yaratmaktadır. Kentler sanattan bağımsız düşünülemez mekanlardır. Canlı Heykel sanatı, kent içerisinde vücut bulmuş bir çeşit kent mobilyalarıdır. Kişilerin sanat ve mekanla daha iyi ilişkiler kurmasında ise kamunun büyük bir rolü vardır.

Sanat, bir toplumun gelişmesinde büyük bir araçtır. Sanatla iç içe olan toplum, gelişmenin önündeki engelleri kaldıracak kadar güçlü bir topluma dönüşür. Çünkü halkın sesi olan sanatçılar, kimi zaman haksızlıklara ses getirerek kimi zaman ezilen kısımların haklarını savunarak topluma ışık tutar. Adaletsizliğin önüne geçen sokak sanatçısı, büyük yankılar uyandırabilir.

Canlı heykel sanatı gibi önemli bir sanat, unutulmaya yüz tutmamalıdır. Sokakta yürürken, yanından geçtiğimiz canlı heykel sanatçılarının da bir insan olduğunu unutmamalıyız. Bir halk, kendi halkına sahip çıkmalıdır. Savunulacak olan kesimin en başında ise saygı duyulası olan sokak sanatçıları gelmektedir. Canlı heykel sanatçıları bizim sesimizdir. Onların sanatlarına engel olacak davranışlarda bulunmak yerine, onların sanatlarını destekleyici nitelikte davranmalıyız. Böylelikle yönetimin onlara hak ettiği değeri göstermesine yardımcı olabiliriz.

Sanatın icra edildiği kamusal mekanlar, hem canlı hem de markalaşma değeri taşıyan mekanlardır. Bu yerler kimi zaman bir meydanken kimi zaman çarşıdır. Görsel şölene dönüşebilen sanatlar, bizleri tek bir noktada birleştiren ve toplumla aynı hisleri paylaşmamızı sağlayan bir araçtır. Bu yüzden sanat söz konusu olduğunda, yalnızca canlı heykel sanatçılarının da değil; bütün sokak sanatçılarının ve sanata ömrünü veren insanların haklarını korumalıyız. Tıpkı onların bizim sesimiz olup, haklarımızı koruduğu gibi..

6. Kaynakça

Altıntaş O., Eliri İ. (2012). Birey Toplum İlişkisinde Kent Kültürü, Kamusal Alan ve Onda Şekillenen Sanat Olgusu. İdil, 1(5), 61-74. doi: 10.7816/idil-01-05-05

Prato P. (1984). Music in the Streets: The Example of Washington Square Park in New York City. Popular Music, Vol. 4, Performers and Audiences (1984), pp. 151-163.

Canlı Heykel Sanatçısı ile sokak röportajı.

 

About Özgecan Hayırlı

Şehir ve Bölge Planlama Bilgi Platformu; Şehir ve Bölge Planlamasına dair içerikler sunan, geniş kapsamlı bir bilgi platformudur. Bölümü yeni kazanan ve öğrenimine devam eden öğrenciler düşünülerek hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra, makalelerle ve bölüme dair bilgi veren paylaşımlarla desteklenmiştir. Sizlerde katkıda bulunmak isterseniz, bizlerle iletişime geçerek büyük bir platform olmamıza destek olabilirsiniz. ŞBP Bilgi Platformu ailesine katılmak için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Check Also

Şehir Altyapısı Ders Notları

Şehir Altyapısı Nedir? Çevrenin Özellikleri Nelerdir?

Şehir Altyapısı konusundan bahsetmeden önce, fiziksel çevre ve toplumsal çevrenin farklarına değinelim. Çevre; fiziksel ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir